Kalp Hastalıkları Neden Bu Kadar Yaygın?

Home » Blog » Kalp Hastalıkları Neden Bu Kadar Yaygın?
kalp sağlığı ve egzersiz

Günümüzde neredeyse her hanede kronik bir hastalık baş gösteriyor. Eski zamanlarda nadir olan ya da yaşlılık hastalıkları dediğimiz; ileri yaşlarda karşılaşılan hastalıklar, artık orta yaşların başında kendini kolaylıkla gösterebiliyor. Kalp ya da hipertansiyon hastası olma yaşının onüç yaşına kadar indiği, araştırma yapan kurumlarca gözlemleniyor. Bu, her ne kadar uç bir örnek olsa da; günümüz beslenme şekilleri, fiziksel güç harcamayı kısıtlayan masa başı işler, yaşam şeklimiz, hayatımızı günbegün kolaylaştıran araçlar, hareketsizlik ve stres gibi faktörler yaşam kalitemizi olumsuz etkileyerek, kronik hastalıklara yakalanma riskimizi oldukça artırıyor.

Bu rahatsızlıklardan biri olan kalp hastalığı ise aslında birçok rahatsızlığı içinde barındıran geniş kapsamlı bir terim. Kalp ritim bozuklukları, hipertansiyon, kalp yetmezliği, göğüs anjini ve damar sertliği gibi rahatsızlıklar ise bunlardan sadece birkaçı. Sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve genetik olarak kalp rahatsızlıklarına yatkınlık ise kalp hastalıklarının oluşumuna zemin hazırlayan nedenler arasında yer alıyor. Kalp hastalıklarından korunmanın temelinde ise, sağlıklı bir yaşamın kapılarını aralayan egzersiz teknikleri yatıyor.

Egzersiz, kan basıncını düşürerek, kalp sağlığını olumlu yönde etkilemenin yanı sıra, stresi azaltarak mental sağlığınıza katkıda bulunurken, kilo kontrolünüzü de sağlıyor. Gün içerisinde kaliteli bir yaşam adına kendinize ayıracağınız birkaç dakika, hem formda kalmanıza olanak tanıyor, hem de olası kalp rahatsızlıklarının önüne geçiyor. Aslında çözüm, sorunun içinde. Formda ve ideal kiloda olmak hem daha hareketli olmamızı kolaylaştırıyor, hem de moralimizi yüksek tutuyor.

Bugün, birçok insan egzersiz hakkındaki bu farkındalığa sahip olsa da, gerek iş hayatı, gerekse tembellikten dolayı spora yeterli vakti ayıramamaktan şikayetçi. Geniş bir kitleye imkan sunan spor salonları ise haftada 3-4 gün ve en az 1’er saat egzersiz devamlılığı sağlamamız konusunda ısrarcı davranıyor. Fakat birçoğumuz bu alışkanlığı sonradan edinmek konusunda sıkıntı çekiyor ve sürekli erteliyoruz. İnsanların tüm bu ortak problemlerine çözüm bularak, hem yeterli zamanı yaratmanız, hem sağlığınız ve formunuz için gerekli egzersiz hareketlerini yapmanız için olanak tanıyan SuperSlow ise tüm bahanelerinizi rafa kaldırmanız konusunda yardımcı oluyor. ABD çıkışlı olan bu sistemin, 20’şer dakikadan oluşan haftalık iki seansı dahi, gözle görülebilir ve hissedilebilir sonuçlar yaratıyor. 20 dakikalık egzersiz programları ile elde edebileceğiniz sağlık faydaları için siz de en yakın şubeden ücretsiz deneme randevusu alabilir ve kaliteli bir yaşama merhaba diyebilirsiniz.

Comments are closed.

YER ALMIŞTIR
As Seen in
IACET SuperSlow Zone aşağıda belirtilen yayınlarda yer almıştır.
logos
-