Hormonal Dengenizi Korumanın Yolları

Home » Blog » Hormonal Dengenizi Korumanın Yolları
hormonal denge

Hormonlar canlıların büyümesi, gelişmesi, üremesi, enerji üretimi ve organların sağlıklı bir şekilde işlevlerini yerine getirmesini sağlayan kimyasal uyaranlar görevini görüyor. Ancak bazı sebeplerle gerek az, gerekse fazla salgılandığında insan bedeninde olumsuz etkilere yol açabiliyor. Hipofiz, pankreas, yumurtalık, tiroid ve hipotalamus gibi bezlerin yeterli salgı yapamaması ve işlevini yitirmesi hormonların az salgılanmasına yol açarken, bağışıklık sistemimizde oluşan bozukluklar ise hormonların gereğinden fazla salgılanmasına neden olabiliyor. Birbirleriyle devamlı etkileşim halinde olan hormonlardan birinin bile yeterli salgılanmaması halinde ise vücut, hormonal bozuklukların ve hashimato, şeker ya da tiroid gibi hormonal hastalıkların oluşumuna ortam hazırlayabiliyor.

Aslında bu noktada sorulması gereken en önemli soru ise hormonal dengesizliklerin önüne nasıl geçilebileceği. Günümüzde birçok insan, maalesef, olası sorunların oluşumunu önlemeye çalışmaktan ziyade, oluşan sorunlara çözüm üretmeye çalışıyor. Kent yaşamı, yoğun çalışma şartları, yorgunluk ve günümüz insanının kaçınılmaz sorunu stres, sağlıklı bir hayat için atılması gereken tedbirsel adımların önüne geçiyor. Dolayısıyla zamanla vücudumuz bu hayat koşullarına karşı ya savunmaya geçerek direnç gösteriyor ya da yenik düşüyor. Stres, sağlıksız beslenme, uyku bozukluğu ve hareketsizlik gibi faktörler birçok hastalığın oluşumunda başı çekerken, hormonal bozuklukların ana kaynağı olarak baş gösteriyor ve ilaç kullanımı başladığında başka organlar yavaş yavaş işlevini yitiriyor.

Güzel bir bedene ulaşmak için vücudu aç bırakmak ya da tam tersi sağlıksız besinlerle günü geçiştirmek, vücudun kendini yenilediği saatlerde uyumamak, devamlı hareketsiz kalmak, stresli bir yaşam sürmek ve en önemlisi egzersiz yapmamak hormonal dengeyi olumsuz etkiliyor. Her gün birkaç dakikasını ayırarak düzenli egzersiz yapan bireyler,  yapmayan bireylere nazaran tansiyon, insülin, tiroid gibi hayatı etkileyen rahatsızlıklara daha az yatkınlık gösteriyor ve egzersiz yapmayanlarda yağ dokusu artarken, kas azalmaları gözlemleniyor. Egzersizler aynı zamanda büyüme hormonunu en çok ayakta tutan faktörken, yetişkinlerde de yaşlanma etkilerini azaltarak hem mental, hem de bedensel sağlığın kapılarını aralıyor.

Düzenli egzersiz hareketleri yaptığı halde formunu ve sağlığını halen korumakta zorlanan bireylerin düştüğü en büyük hata ise yanlış egzersiz yöntemleri. Bilinçsizce bireysel egzersiz teknikleri uygulamak kadar, bugün birçok insana spor yapma imkanı sunan spor salonlarının, gerekli tetkikleri yapmadan verdiği standart egzersiz programları da bireyleri yanlışa itebiliyor. Dolayısıyla yanlış kas gelişiminden, yağların vücutta yer etmesine kadar kişi, olumsuz etkiler görerek daha çok mutsuzluğa sürükleniyor. Düşük kuvvet egzersizi yaparak kas gücünü arttırmak amaçlı antrenman geliştiren SuperSlow ise her bireye özel olarak sunulan 20 dakikalık egzersiz programı ile yorgunluk hissi yaşamadan sağlıklı bir hayata kavuşmanız için bilimsel bir yöntem sunuyor. Böylece kalbinizi ve bedeninizi yormadan vücudunuzun hormonal dengesini sağlarken, hem olası sağlık sorunlarının önüne geçmenize, hem de birçok rahatsızlığı minimuma indirgemenize olanak tanıyor.

Comments are closed.

IACET SuperSlow Zone aşağıda belirtilen yayınlarda yer almıştır.
logos
-